Silahdar Fındıklılı Mehmet Ağa ( 90-91 / Osmanlıca Dersleri )

Posted on Updated on

                                   Silahdar Fındıklılı Mehmet Ağa ( 90-91 )

 

 

Devletin resmi vesikalarından sonra, tarihimiz için en canlı vesikalar vukuatı bizzat görmüş olanların yazmış oldukları eserlerdir.Kütüphanelerimizde bu _______ asar pek çoktur. Fakat bunlar arasında en mühimlerinden âd olunabilecek bir tarih vardır ki o da Fındıklılı Silahdar Mehmet Ağa’nın Zil Fazlike’sidir. Zil Fazlike 1065 senesinden 1107 tarihine kadar vukuatı gayet samimi bir surette tasvir eder. Muammafiye-i etrak taktik etmezden evvel mualifin hayatına dair de malumat vermek faideden halli değildir.

 

Fındıklılı Mehmet Ağa Galata ______ Fındıklı kasabasında doğru ( 1065). Genç yaşında saraya intisab etti. Tahsili mükemmeldi. Mehmed-i Rabi ( IV. Mehmed ) Lehistan seferine gittiği zaman Turhan Sultan ve saray halkıyla beraber orduda o da bulundu.

 

Kendisinin baş müsahip Şahin Ağa’ya intisabı vardı. Padişah Hacıoğlu Pazarında iken Şahin Ağa tarafından arz edildi. Guleman-ı Enderundan Seferli koğuşuna çerağ olundu. Mehmed-i Rabi’nin hal’ine ( tahttan inme ) kadar seferli koğuşunda hizmet etti. Padişahın eğlencelerine, avlarına, Üsküdar sarayı iskelesine gelirken çifte sandallarda Enderun gulemanına yaptırdığı saz ve ahenklere şahid oldu. Seferden avdette ( dönüşte)  hasbağçe bostancıları zümresine ilhak olundu. ( 3 ________ çarşenbe ) . Bu vazifeyi de hakkıyla ifâ etti. 1088’de tersane bahçesinde hizmetçiler dairesinde yangın oldu. Bütün cariyeler telaşa düştüler. Camlı büyük köşke geldiler. Oradan da kaçıştılar. Deryaya nazar kafesli köşke doldular Fındıklılı Mehmet Ağa da orada idi. Bütün bostancılarla beraber yangını söndürmeye çalıştı. Kendi diyor ki : Zümre-i bostaniyyeden olduğumuz hasebiyle hizmette hazır ve varta-i hevlnak ________ nazır idim. Taraf-ı padişahiden azm-i lütfa mahzar olduk. 1094 de Viyana seferine Mehmet Ağa da şahit oldu. Sefer hazırlıklarını Kara Mustafa / 2.syf / Paşanın azmet ve debdebesini gördü. Seferde bizzat bulundu. Yollardaki müşkülatı gördü. Bir gece şiddetli yağmur yağdı, herkes _______ üstünde yattı, Fındıklılı de geceyi sandık üzerinde geçirdi.

Seferin bütün teferruatını ve merasimini takip etti. Orta Macar Kralı Tökeli İmre’nin elçileri geldiği zaman merasime iştirak etti. Viyana hezimetinin en feci sahnelerini takidden hali kalmadı. Seferden dönüşte Yeniçeri Hasan Ağa mahlulundan has oda hedamına ilhak olundu ( 1 cemaz-i evvel 1099 ).

Mehmed-i Rabi’nin halini, yeniçerilerin isyanını kemalen gördü. Süleyman-ı Salis’in zamanında padişahın hizmetinde bulundu. Gayet _________ . Bütün merasimi görür, muhareveleri işitir ve kayıt ederdi. Sadrazam İsmail Paşa azlolunacağı zaman rakipleri ulema efendiler saraya gelmişler. Padişah da hasbağçede Bağdad köşkünde imiş. Huzura kabul olunmuşlar. Vezir-i azamın aleyhinde bulunmuşlar. Padişah hazretleri sadedle mekr ve hileden gafil olduğu cihetle

 

            – Ya kim vezir olsun ? demiş. Ulema da Bekir-i Mustafa paşayı münasip görmüşler. Fındıklılı diyor ki : Kasrın bir ve cenabında _________ tehcir esnasında acaba aslı ne ola ? diye yanlarında hazır ve bu emre nazır idim. Cümle has odaya izin verip yanlarına oturduk. Efendi birden bu sırrı saklayıp: Oğullar, müşavirimiz, yekin Osman Paşa katline verilen fetvayı paye-i sırdır, ialeyi arz ettik , ve sizin dahi mesmuanız( haberiniz) olsun dedi., okudu.

 

            Daha sonra vezir-i azam kadı Ali Paşanın azlinde de bulundu. Vezir-i azamı hiç sevmezdi. Azl edileceği zaman padişah ne söyleyecek diye merak etti. Vezir-i azamlar huzur-u hümayuna girdik de içerde kimse durmayıp dışarı çıkmak muatad (üzere) iken evvelce kimse çıkmasın! Diye tenbih eyledi. Fındıklılı bu fıratı ganimet bildi, Padişahın bütün sözlerini duydu. Daha sonra mâzul (görevden alınmış) vezir-i azamın yanına ______ Ağasıyla beraber gitti. Paşanın ________ için cereyan eden hadiselere şahit oldu.

 

 

                                                                                                                      Ahmet Refik

  

Reklamlar

AVRUPALI – Abdürrahim Karakoç

Posted on Updated on

Ülkemizde yıllardır dinmeyen Avrupa hasretine Rahmetli Şairimiz Abdürrahim Karakoç’un yaklaşımı . . .

AVRUPALI

Yeni bir afyondur yenen her lokma
Biber avrupalı, tuz avrupalı.
Gülücükler sahte, kirpikler takma
Dudak Avrupalı, göz Avrupalı.

Bebeklikte benliğini yitiren
Tepe tepe tepemizde oturan
Bizi çıkmazlara alıp götüren
Ayak Avrupalı, iz avrupalı.

Birisi diskoda içer, kıvırır
Birisi kulüpte konken çevirir
Yapmasını bilmez, yıkar devirir
Ana avrupalı, kız avrupalı.

Kalıba uydurdu uyduklarımız
Yazmakla bitmez ki duyduklarımız
Paris modasıdır giydiklerimiz
Astar avrupalı, yüz avrupalı.

En mahrem yerlerin kalktı örtüsü
Beş santim tırnaktır ellerin süsü
Bütün bunlar medenîlik ölçüsü
Cilve avrupalı, naz avrupalı.

İster sâri deyin, isterse irsî,
Büyük revaç buldu makbulün tersi
Duyduğumuz ‘okey,adiyö,mersi’
Ağız avrupalı, söz avrupalı.

Her gün karşımıza on zıpır çıkar
Bağırır,çağırır,devirir yıkar
Dinler kulağımız, gözümüz bakar
Sürü Avrupalı, yoz avrupalı.

Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf,adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla’dan, Van’dan, Tokat’tan
Bebek avrupalı, bez avrupalı.

Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye,densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı avrupalı, saz avrupalı.

Herkes soyunuyor, açılmıyor ki
Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki
Müslüman gâvurdan seçilmiyor ki
Şekil avrupalı,poz avrupalı.

‘Türklük bu mu? ‘ desem ‘bu’ diyecekler
Şampanyayı sorsam ‘su’ diyecekler
Bir gün kökümüze ‘hu’ diyecekler
Kabuk avrupalı,öz avrupalı…

Abdurrahim Karakoç..

Moena Turchia (Moena Türkleri)

Posted on Updated on

Manzori Dağları’nda bir Türk köyü: Moena Turchia

İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki tek Türk köyü olan Moena (diğer adıyla La Turchia)’da köylüler, hiç Türkçe bilmedikleri halde 323 yıldır Türk gibi yaşıyor, düğünlerde başlık parası alıyor.

La Turchia köyünde, her yıl geleneksel olarak Ağustos ayında yapılan
‘La Festa Della Turchia- Türk Günü Festivali’, 2 gün sürüyor.

İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki ‘La Turchia’ adıyla da bilinen Moena Köyü’nde, festival sırasında Türk Bayraklarının dalgalandığını anlatan Seyahat Tur Yönetim Kurulu Başkanı Melba Biçer, şunları söylüyor:

“Bilindiği üzere, 2. Viyana kuşatması sonrası, bir Osmanlı askeri, İtalya’da küçük bir kasabaya sığınıyor. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, köylüler tarafından tedavi ediliyor. İyileşince de, köyden bir kızla evleniyor. Kasaba halkının `Il Turco` adını verdiği Osmanlı askeri; o dönem dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırıyor ve koruyor. Kendisini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdiriyor ki, ölümünden sonra bile, bu Türk gelenekleri yaşatılıyor. Özetle, halk arasında kahraman ilan edilen Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu Moena’ya, halk ‘La Turchia’ adını veriyor. Sokaklarında Türk bayrakları dalgalanan, Türkiye’yi kitaplardan takip eden Moenalılar, her yıl ağustos ayında, ‘Moena Türk Festivali’ni düzenliyorlar. 2 gün süren, bu eşsiz festivali de İtalya’yı baştan başa keşfedeceğimiz tur programımızın içerisine aldık. 20 Ağustos tarihinde, festivalde olacağız.”

Firmanın kişi başı 949 euro olarak belirlediği “La Festa Della Turchia” kapsamında 2 gün Roma, 1 gün Floransa, 2 gün Venedik ve 2 gün Moena gezilecek. Tur, 14-22 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.